arama

‘Winter is Coming’ Gerçek Mi Oluyor?

  • paylaş
  • paylaş
  • paylaş
  • paylaş
  • paylaş
  • Serkan Erdoğan

Game of Thrones’i izleyen izlemeyen hemen herkes artık bu ‘Winter is Coming‘ kelime öbeğini illaki duymuştur diye düşünüyorum. Öyle ki bu dizi bütün dünyayı kasıp kavuran bir dizi olduğu için dünyadaki orta yaş nüfusun yüksek bir bir bölümü bu cümleden haberdardır. Son zamanlarda dizi haberlerini yada yabancı dizi sektörünü takip eden birisi iseniz konu içeriğini aşağı yukarı tahmin edebiliyorsunuzdur. Hadi GoT hayranlarını da düşünelim eğer bu dizinin hayranı iseniz ne demek istediğimi sizlerde anlamış olabilirsiniz.

Şimdi ‘Winter is Coming‘ vurgusunu yapmadan önce son dönemde gerçekleşen bilimsel veriler üzerine biraz konuşalım istiyorum. Yapılan araştırmalara göre 1880 yılından itibaren son 138 yılın en sıcak yılı 2016 yılı seçilmiştir ve içinde bulunduğumuz yıl ise bu bağlamda 4. en sıcak yıl olacaktır. Geçtiğimiz hafta pazartesi günü yani 8 Ekim 2018 tarihinde Birleşmiş Milletler tarafından 700 sayfalık bir rapor yayınlandı. Bu rapor 40 ülkeden 133 yazarın 6000 bilimsel çalışmayı incelemesi ve 1000 bilim adamına bu bulguları onaylatmaları sonucu oluşturulmuş. Rapora göre ‘Winter is Coming‘ diye biliyoruz çünkü ne kadar önlem alınırsa alınsın çevreye bu hızla zarar vermeye devam edersek 1.5 derecelik bir global ısınma yaşayacağız. Bilim adamları hangi önlem alınırsa alınsın diyorlar çünkü bunu durdurmak artık mümkün değil ancak bu süreyi uzatabileceğimizi söylüyorlar.

George R. R. Martin

Hal böyle olunca da Game of Thrones yazarı George R. R. Martin‘de internet aleminde dolaşan bu ‘Winter is Coming’ benzetmelerine ve teorilerine bir cevap vermiş bulunuyor. Martin,

Bu iki konu arasında büyük  derecede paralellik var. Westeros’taki bütün insanlar, güçleri, saygınlıkları ve zenginlikleri üzerine kişisel çıkarlar merkezinde savaşıyorlar. Bu sırada bütün bu Westeros halkının dünyalarını yok etme gücüne sahip olan ‘Kış geliyor’ tehdidi ortalıkta kol geziyor. Westeroslular, çoğu zaman bu tehdidi görmezden geliyor, kendi savaşlarına yöneliyorlar. 

Bugün de tıpkı Westeroslular gibi aynı benzerlikte mücadeleler içerisindeyiz. Dış ve iç politikalar, medeni haklar, sosyal sorumluluklar, adalet gibi konular için mücadele ediyoruz. Tıpkı Yedi Krallık’taki çoğu lider gibi hayatımızı daime ettiriyoruz.

Gelecek seçimlere odaklanabilen her politikacı, iklim değişikliğini bir numaralı çalışma konusu olarak seçmeli. Ne yazık ki böyle politikacılardan yalnızca bir avuç var. Elbette seçimler ve kişisel işlerimiz önemli konular, ancak şehirlerimiz sular altında kalacak ve çocuklarımız ölecekse o kadar da önemli konular değiller.açıklamalarında bulundu.

Aslında Martin’in yaptığı bu açıklama karşısında Birleşmiş Milletler‘in hazırladığı rapor ile Night Walker‘ları bir tutmak oldukça mantıklı olacaktır. Çünkü tamamen aynı şeyler diye düşünüyorum fakat Dünyamız üzerinde yaşadığımız evimiz hatta bizi besleyen yer yok olma tehlikesi içerisindeyken halen küresel anlamda savaşlar ile ve kişisel sorunlarımıza odaklanmış bir insanlık haline geldik. Düşünüyorum da kendi sonumuzu kendimiz getireceğiz sanırım.